Asılsız taciz iddiasıyla sokak ortasında öldürüldü! İşte mahkemenin kararı

Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 14 Temmuz'da görülen karar duruşmasında, tutuklu sanık S.D'nin "kasten öldürme" suçundan 11 yıl 8 ay, tutuksuz sanık B.E'nin "kasten yaralama"dan 3 yıl 1 ay 27 gün, tutuksuz sanıklar H.İ.P, S.B, M.M. ve E.H.T'nin ise "kasten yaralama"dan 2 yıl 1 ay 8 gün hapse çarptırılmasına ilişkin 16 sayfadan oluşan gerekçeli karar yazıldı.
Söz konusu kararda, sanıkların, tanıkların ve mağdurların soruşturma ve dava aşamasındaki ifadelerine yer verildi.
Merkez Sur ilçesinde 3 Nisan 2022'de gerçekleşen olaydan birkaç gün önce Anzele Parkı'nda bir kişinin kız çocuğunun fotoğrafını çektiği belirtilen kararda, şunlar kaydedildi:
"Kız çocuğu durumu annesine haber vermiştir. Annenin durumu mahalleden gençlere anlatması üzerine mahalle gençleri olay günü Anzele Parkı'nda gördükleri maktulü daha önce kız çocuğunun fotoğrafını çeken kişi olduğunu sanmışlardır. Bu nedenle maktulün, sanıkların darp ederek, koltuk altından ve ayağından bıçaklayarak yaralanması sonucu hayatını kaybettiği ve somut olayın bu şekilde gerçekleştiği mahkememizce kabul edilmiştir."
Maktulün ölümüne neden olduğu iddia edilen taciz olayının araştırıldığı belirtilen kararda, taciz edildiği ileri sürülen kız çocuğunun fotoğraf üzerinden yaptığı teşhiste kendisini taciz eden kişinin maktul olmadığını belirttiği yönünde ifade verdiği aktarıldı.
Kararda, sanıkların olay yerine hangi aşamada geldikleri, fiile ne şekilde katıldıkları, hangi suç ya da suçlar için eylemde bulundukları, hangi fiil ya da fiilleri gerçekleştirdiklerinin önemli olduğu ifade edildi.
Bir tartışma ve kavga ortamında söz konusu tartışmanın bir anda hararetlenerek büyüdüğü durumların yaşanabildiği kaydedilen kararda, sanıkların o anki hal ve şartlarda ani bir kast ile herhangi bir anlaşma ve irade olmaksızın kendi anlık kararlarıyla hareket etmeleri halinde iştirakten söz edilmesi mümkün olmadığı ve her bir failin kendi fiilinden sorumlu olduğu belirtildi.
Gerekçeli kararın sonuç bölümünde şu değerlendirmede bulunuldu:
"Olay günü kesici ve delici alet yaralanması sonucu vefat eden maktulün öldürülmesine ilişkin olarak, maktulün olay yerine gelişinden sanıkların haberdar olması mümkün değildir. Maktulün parkta görülmesi sonrası ani gelişen olayda sanıklar ortak hareket ederek maktulü darp etmişlerdir. Daha sonra ise sanık S.D'nin maktulü bıçaklama eylemini gerçekleştirdikten sonra olay yerinden kaçtığı tespit edilmiştir. Bu sırada diğer sanıkların bıçaklama eylemine iştirakleri bulunmamıştır. Maktulün bıçak yaraları dışındaki yaralanmalarına ilişkin olarak alınan adli rapor doğrultusunda sanık B.E. maktulün ölümüne neden olan bıçaklama eyleminden önce tesisat işinde kullanılan anahtarla, diğer sanıklar da darbederek sanığın eylemine iştirak etmiştir. Sanık S.D'nin maktule yönelik 'kasten öldürme' suçunu işlediği sabit görüldüğü, diğer sanıklar yönünden 'kasten öldürme' suçundan dava açılmışsa da eylemlerinin 'kasten yaralama' kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. Değişen suç vasfına göre suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, faillerin amaç ve saiki, kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir."
- Olay
Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesinde 3 Nisan 2022'de bir kişinin "mahallede kız çocuğunun fotoğrafını çekerek, taciz ettiği" iddiası üzerine Ergün Arslan bir grup tarafından darbedilip bıçaklanmış, yaralı halde sokakta gezdirilirken hayatını kaybetmişti.
Arslan'ın ölümüne ilişkin 6 sanığın yargılandığı davada, mahkeme heyeti oy birliğiyle sanıklardan B.E'nin "kasten öldürme" suçundan 25 yıl, S.D'nin "kasten öldürmeye yardım etmek" suçundan 11 yıl 8 ay, E.H.T, H.İ.P, S.B. ve M.M'nin ise "kasten öldürmeye yardım etmek" suçundan 10 yıl 5'er ay hapse çarptırılmasına hükmetmişti.
Sanıklar hakkında verilen hükümler, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince bozulmuştu.
