Avrupa’nın ‘Ukrayna sendromu’ hortladı; Tanka dönüş...

Ercan Sarıkaya - Dünyanın en büyük savunma sanayi fuarlarından biri olan Eurosatory 2026 Avrupa ülkelerinin yaşadığı Ukrayna sendromunun boyutunu da ortaya çıkardı. Artık bütün hazırlık ve yatırımlar Ukrayna savaşı ile değişti. Katılan 2 bin 600 firmanın yüzde 80’ini Avrupa ülkelerinin oluşturduğu fuarda sergilenen yeni zırhlı araçlar, topçu sistemleri şunu gösteriyor ordular yaşlanan filoları modernize ederek ve son çatışmalardan alınan derslere uyum sağlayarak bir savunma stratejisi oluşturuyor.
Yeni sistemler, ülkelerin daha fazla hareketlilik, ateş gücü, hayatta kalma ve otomasyon aradıklarını ortaya koydu. Kara kuvvetlerinin modernizasyonu da Eurosatory 2026’da ana temalardan biri oldu ve yeni nesil topçu ve zırhlı araçlardan robotik muharebe sistemlerine kadar uzanan programlar, orduların gelişen operasyonel gereksinimlere nasıl uyum sağladığını gösterdi.
Son çatışmalar, özellikle Ukrayna’da, uzun menzilli ateşlerin, savaş alanı hareketliliğinin, hayatta kalma yeteneğinin ve giderek daha çekişmeli ortamlarda faaliyet gösterebilme çabasının önemini pekiştirdi.
Böylece hem geleneksel platformlara hem de gelişmekte olan teknolojilere yeniden yatırım yapılıyor; birçok ülke Soğuk Savaş dönemi sistemlerinin yerini almaya çalışırken aynı zamanda gelecekteki savaş alanı konseptlerine hazırlanıyor. Bunun en iyi örneklerinden biri de İspanya’nın kara kuvvetlerinin temel unsurlarını yenileme çabası olduğu uzmanlar tarafından dile getiriliyor.
İspanyol Ordusu için yeni nesil paletli ve tekerlekli zırhlı savaş araçları (AFV) ve topçu sistemleri geliştirme programı oluşturuldu. Program, şu anda hizmette olan birçok eski platformu değiştirmeyi amaçlıyor ve Güney Kore’nin Hanwha Aerospace teknolojisine dayanan paletli 155 mm kendi kendine hareket eden topçu sistemi ile tekerlekli 155 mm kendi kendine hareket eden topu içeriyor.
Paletli platformun, İspanya’nın M109A5 kendi kendine hareket eden topçu filosunun yerini alması bekleniyor; tekerlekli sistem ise eski çekilen topçu araçlarının yerini almak üzere tasarlanıyor.
Çok namlulu roketler
Ukrayna savaşından ders alan ülkeler, uzun menzilli ateş yeteneklerini yeniden inşa etmeye başladılar ve MLRS (çok namlulu roketatar sistemi) harcamaları da bu girişimi ortaya koydu. Ukrayna’nın işgal edildiği 2022 yılından bu yana 11 ülke tarafından 400’den fazla çoklu fırlatma sistemi siparişi verildi.
Bu siparişler genellikle Güney Kore’nin ürettiği ve 290 km’ye atılabilen Hanwha Savunma K239 Chunmoo ve ABD’nin ürettiği yeni nesil PrSM füzeleri ile 500 km’ye ulaşan M270 HIMARS platformlarından oluştu.
Başta Fransa olmak üzere şu anda kendi MLRS’si olan Uzun Menzilli Kara Saldırı Sistemi (FLP-T) geliştirerek bu dinamiği değiştirmeyi hedefliyor. Yeni nesil çok namlulu roket sistemleri fuarda çok konuşulan ürünler arasına girdi.
Fuara damga vuran silah sistemlerinden biri de yine Ukrayna savaşı ile önem kazanan ana muharebe tankları.
Tanka büyük yatırım
Avrupa’da büyük ölçekli kara savaşlarının yeniden canlanması, ana muharebe tanklarına (MBT) olan ilgiyi yeniden artırıyor ve kıta genelindeki ülkeler yeni platformlara, modernizasyonlara ve endüstriyel kapasiteye büyük yatırımlar yapıyor. Bu durum milyarlarca dolarlık tedarik. endüstriyel yatırım ve çok uluslu kalkınma programlarını tetikliyor. Bu durum Eurosatory 2026’da çarpıcı şekilde ortaya çıktı.
Uzmanlara göre; zırhlı araç modernizasyonu, insansız hava araçları, elektronik savaş ve diğer gelişmekte olan teknolojilerin artan önemine rağmen birçok silahlı kuvvet için öncelik olmaya devam ediyor. Avrupa MBT programlarının önümüzdeki on yıl içinde yaklaşık 82 milyar doları değerinde olması öngörülüyor.
Bu talebin büyük bir kısmı, zırhlı araçların topçu ve insansız sistemlerle birlikte merkezi bir rol oynamaya devam ettiği Ukrayna’dan alınan derslerden kaynaklanıyor. NATO’nun doğu kanadındaki ülkeler, eskiyen Sovyet dönemi ekipmanlarını yerine koymaya ve caydırıcılık yeteneklerini güçlendirmeye çalışıyor. Leopard 2A8, K2 Black Panther ve M1A2 Abrams gibi platformlar, yeni yetenekleri hızla sahaya çıkarmak isteyen hükümetlerin ilgisini çekiyor.
Öte yandan Türkiye’nin yerli imkânlarla ürettiği Altay Ana Muharebe Tankı, ağır sınıf tank pazarın da Avrupa ülkelerinin radarında olduğu belirtiliyor.
Türk zırhlıları da fuarda
Zırhlı kara aracı sınıfında Türk şirketleri de ürünlerini uluslararası arenada görücüye çıkardı. BMC, zırhlı araç teknolojileri TURAN 4x4,KİRPİ ll 4X4,AMAZON 4X4 ve ALTUĞ 8X8’i sergiledi. Otokar da Türkiye’nin ilk ağır sınıf paletli insansız zırhlı aracı ALPAR ile COBRA II, ARMA 6×6, ARMA 8×8, TULPAR ve AKREP II’yi dünya sahnesine çıkardı.
