Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: İran konusunda tavrımız net
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İran konusunda tavrımız net. Bu savaşın bir an önce bitmesini istiyoruz." dedi. İran'dan atılan füzelerle ilgili ise Yılmaz, "“Bu olayın tekrarlanmaması için defalarca uyardık." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CNN Türk'te katıldığı programda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Türkiye'nin İran'daki savaşın bitmesi için yoğun bir çaba içinde olduğunu belirten Yılmaz, “Bir an önce bu savaşın bitmesini arzu ediyoruz. Diplomasinin geri dönmesini istiyoruz. Bu yönde çabamız var. ” dedi.
Türkiye hava sahası üzerinde imha edilen füzelerle ilgili de konuşan Yılmaz, “Bu olayın tekrarlanmaması için defalarca uyardık. İran'da şu anda bütüncül bir karar alma sistemi yok. Türkiye hem NATO üyesi olarak hem de kendi varlığıyla tedbirlerini almaya devam edecek. İran, 'füzeyi biz atmadık' diyor." diye konuştu.
Yılmaz, İncirlik Üssü'nün Türk kumandasında bir üs olduğunu hatırlatarak, ayrıca Türkiye'nin son 23 yılda savunma sanayinde bir değişim değil, bir devrim yaşadığını ifade etti.
Çelik Kubbe'ye değinen Yılmaz, "Çelik Kubbe dediğimiz şu, farklı hava savunma sistemlerini yapay zeka destekli olarak eş zamanlı kullanabilen bir yapılanma, sistem. Farklı irtifada çalışan savunma sistemlerini gelen tehdide göre en etkili şekilde kullanabilecek etkili bir savunma sistemi oluşturacak bir yapı. Türkiye burada epeyce bir mesafe aldı ama bu işler biliyorsunuz durağan şeyler değil. Sürekli bir gelişim içindeyiz. Önümüzdeki dönemde çok daha iyi yerlere geleceğimizi düşünüyorum." diye konuştu.
"MAKRO EKONOMİK TEMELLERİMİZ SAĞLAM"
"Türk ekonomisi için böyle bir savaş şokuna dayanıklı bir ekonomiyiz diyebilir misiniz?" sorusu üzerine Yılmaz, şu yanıtı verdi:
"Rahatlıkla diyebiliriz. Bir defa makro ekonomik temellerimiz sağlam. Cari açığımız tarihi seviyelerin altında. Geçen yıl yüzde 1,9 milli gelire oranı. Cari açık dediğimiz, dünyadan aldığımız mal ve hizmetlerle sattığımız mal ve hizmetlerin farkı. Dolayısıyla dövize ihtiyacımız daha düşük seviyelerde. İzlediğimiz program gereği yüzde 2'nin altında geçen yıl itibarıyla. Bütçe açığımız deprem etkilerine rağmen, depreme 92 milyar dolar son 3 yılda harcadığımız halde, ekstra bir harcama yaptığımız halde, yüzde 3'ün altında geldi geçen yıl, 2,9. Bu da Avrupa'yla, dünyayla mukayese ettiğinizde oldukça sağlıklı bir düzey. Maastricht kriteri vardır biliyorsunuz. En fazla yüzde 3 olsun derler.
Dolayısıyla bütçe tarafımız da sağlam. Bankacılık sistemimiz güçlü ve sağlam. Sermaye yeterlilik oranı yüksek. Merkez Bankamızın rezervleri oldukça iyi konumda. Bundan işte 2-3 sene önce 98,5 milyar dolar civarında olan rezervler bu krizden önce 200 milyar doların üzerine çıkmıştı. Bir miktar orada kaybı oldu rezervlerde Merkez Bankamızın ama eli rahat, güçlü, rezervleri oldukça yeterli seviyelerde. Dolayısıyla bu açıdan baktığımızda makro temellerimiz sağlam. Diğer taraftan da siyasi istikrarı olan, güçlü liderliği olan, hızlı karar alıp uygulayan bir ülke konumundayız. Bu da bizi dirençli kılıyor doğrusu."
“BU KRİZİ DE EN HAFİF ŞEKİLDE ATLATACAĞIMZIA İNANIYORUZ”
"Şimdi dünyada bir petrol krizi var. Daha doğrusu enerji krizi. Herkes böyle bağırıyor veya kara kara düşünüyor. Türkiye kara kara düşünebilecek durumda mı?" sorusu üzerine Yılmaz, arz güvenliği açısından Türkiye'nin sağlam bir konumda olduğunu anlattı.
Yılmaz, "Hem çeşitli tedarik kanalları itibarıyla, stoklarıyla, yerli milli üretim yapısıyla birçok bakımdan Türkiye arz noktasında bir sorun yaşama durumunda değil." değerlendirmesini paylaştı.
Aslolanın ekonomik program olduğunu, dışsal şokların her zaman gelebileceğini dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:
“Sadece bu krizi yaşamadık biliyorsunuz. Son yıllarda 'bir göktaşı düşmedi' diyoruz. Bir sürü şey yaşadık. Pandemiden tutun, Ukrayna-Rusya Savaşı'na, başka tarife savaşları, depremler, birçok şey yaşadık. Dolayısıyla bu şokların hepsini aslında yönetti Türkiye. Direncini kanıtlamış bir ülke Türkiye. Ekonomik anlamda da direncini kanıtlamış bir ülke. Programda da geldiğimiz nokta itibarıyla sağlam makro ekonomik temellerimiz var. Yeni yönetim sistemimizle hızlı karar alma kapasitemiz var. Siyasi istikrarımız var. Tecrübeli bir liderliğimiz var. Tecrübeli kadrolarımız var. Dolayısıyla bu krizi de en hafif şekilde atlatacağımıza inanıyoruz. Ama hiçbir maliyeti olmayacak demiyoruz.”
