İran savaşı Netanyahu ve Trump'ın aldığı 'en büyük risk'! ABD basını iki lider arasında yükselen gerilimleri yazdı

Mart 8, 2026 - 19:00
 0
İran savaşı Netanyahu ve Trump'ın aldığı 'en büyük risk'! ABD basını iki lider arasında yükselen gerilimleri yazdı

İsrail-İran-ABD arasındaki savaş dokuzuncu gününde de devam ederken, tarafların karşılıklı misilleme saldırıları tüm şiddetiyle sürüyor. Öte yandan Washington Post'un haberine göre ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu arasındaki siyasi ve askeri ortaklık, İran’a yönelik savaş ve iki liderin iç politik hesapları açısından yeni bir döneme işaret ediyor.

Habere göre Netanyahu ve İsrail siyaseti için Trump, uzun süredir beklenen politikaların hayata geçirilmesini sağlayan bir lider olarak görülüyor.

TRUMP, İSRAİL İÇİN NELER YAPTI?

Trump, Beyaz Saray’daki beş yılı boyunca İsrail sağının en büyük beklentilerinden bazılarını karşılayan adımlar attı. ABD’nin İsrail Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıdı, İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıdı ve İran nükleer anlaşmasını iptal etti. Filistinli mültecilere yönelik Birleşmiş Milletler finansmanı büyük ölçüde kesildi. Washington tarafından daha önce kınanan Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimciler ise artık kendi ABD pasaport ofislerine kavuşuyor.

28 Şubat sabahı ise şimdiye kadarki en büyük gelişme yaşandı. ABD’nin Irak Savaşı'ndan bu yana en büyük askeri yığınağıyla İran’a yönelik tam ölçekli saldırı başlatması, Netanyahu’nun onlarca yıldır hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat ABD başkanlarından talep ettiği bir adımdı.

TRUMP VE NETANYAHU'NUN 'EN RİSKLİ KARARI'

Habere göre bu gelişme aynı zamanda iki liderin birlikte aldığı en riskli siyasi karar olarak değerlendiriliyor. Devam eden ve giderek genişleyen savaşın, her iki liderin de tam olarak kontrol edemediği şekilde bölgesel dengeleri değiştirdiği ve Orta Doğu’da daha büyük bir krize yol açma ihtimali bulunduğu belirtiliyor.

Ancak savaşın sonuçlarının en büyük etkisinin her iki liderin iç siyasetinde hissedilebileceği değerlendiriliyor.

NETANYAHU'NUN İÇ SİYASET SINAVI

Netanyahu açısından en büyük risk, Trump’ın müdahalesinin zayıf seçim beklentilerini tersine çevirmeye yetmemesi ihtimali olarak görülüyor.

Analistlere göre Netanyahu, savaşın siyasi kariyerini daha önce defalarca kurtaran geri dönüşlerden bir yenisini sağlayabileceğini düşünüyor. Anketlerde geride görülen Netanyahu’nun, İran liderliğinin hedef alınmasının ardından oluşabilecek destek dalgasından yararlanmak için erken seçim çağrısı yapabileceği ifade ediliyor.

Kudüs’te siyaset bilimci olan Gayil Talshir, 'Bu, Trump’tan Netanyahu’nun elde ettiği en büyük kazanım. Diğer her şey unutulabilir, çünkü asıl büyük olan bu' değerlendirmesinde bulundu.

TRUMP'I BEKLEYEN RİSK

Trump açısından ise savaşın yaklaşan Kongre ara seçimleri nedeniyle siyasi risk taşıdığı belirtiliyor. Özellikle dış askeri müdahalelere karşı olan destekçiler arasında rahatsızlık bulunduğu ve yükselen enerji fiyatlarının da siyasi baskıyı artırabileceği ifade ediliyor.

Trump’a yakın bazı çevreler ise Netanyahu’nun ABD’yi savaşa sürüklediğini savunuyor. ABD'li gazeteci Tucker Carlson, çatışmayı 'İsrail’in savaşı' olarak nitelendirdi.

İKİLİ ARASINDAKİ İLİŞKİDE GERİLİM ZAMAN ZAMAN ARTIYOR

Trump ile Netanyahu arasındaki ilişkinin, savaş dönemlerinde görülen klasik lider ortaklıklarından farklı olduğu değerlendiriliyor. Bu ilişki, Franklin D. Roosevelt ile Winston Churchill ya da Bill Clinton ile Tony Blair arasındaki ortaklıklarla kıyaslandığında daha değişken ve zaman zaman gerilimli bir yapı sergiliyor.

Bu nedenle iki lider arasındaki ilişkide sıkça sorulan soru 'Aslında yönlendiren kim?' şeklinde ifade ediliyor.

TRUMP MI NETANYAHU'NUN ETKİSİ ALTINDA, NETANYAHU MU TRUMP'IN?

ABD’de bazı çevreler Trump’ın, Washington’u İsrail’in istediği yönde hareket ettirmeyi başaran Netanyahu’nun etkisi altında kaldığını savunuyor.

İsrail’de ise farklı bir değerlendirme yapılıyor. Netanyahu’nun Trump ile yakın ilişkisini vurguladığı ve Trump’ın İsrail lehine attığı adımları öne çıkardığı belirtilirken, bazı İsrailli analistler Trump’ın Netanyahu’ya beklenmedik bazı kararları da kabul ettirdiğini ifade ediyor.

TRUMP'TAN İSRAİL'İN BOMBARDIMANINI DURDURMA TALİMATI

Örneğin Gazze’deki ateşkes anlaşmasında Trump’ın savaş sonrası yönetimde Filistin otoritesinin rol almasını talep ettiği belirtiliyor. Ayrıca Netanyahu’nun itirazlarına rağmen Katar ve Türkiye'nin sürece dahil edildiği ifade ediliyor. Trump’ın sosyal medya üzerinden İsrail’in devam eden bombardımanını durdurma talimatı verdiği ve havadaki savaş uçaklarının geri döndüğü de aktarılıyor.

Habere göre Trump’ın ayrıca İsrail’in Batı Şeria’nın bazı bölgelerini resmen ilhak etme girişimlerini birden fazla kez durdurduğu belirtiliyor.

'ŞİMDİLİK' BİRLİK MESAJLARI VERİLİYOR

Şimdilik iki liderin kamuoyuna birlik mesajı verdiği görülüyor.

Netanyahu, Amerikan televizyonlarında yaptığı açıklamalarda Trump’ı 'dünyanın en güçlü lideri' olarak nitelendirirken, Trump da İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’a Netanyahu hakkındaki yolsuzluk suçlamaları için önleyici af verilmesi çağrısında bulundu. Herzog ise böyle bir yasal yetkisinin bulunmadığını açıkladı.

Analistlere göre iki lider arasındaki ortaklık zaman zaman gerilim ve belirsizlik de içeriyor.

Haziran ayında Trump’ın İran nükleer tesislerine saldırı emri vermesinin ardından bazı analistler Netanyahu’nun Trump’ı yönlendirdiğini savundu. Bu süreçte Netanyahu’nun İran ile nükleer müzakereler için 60 günlük bir süre verilmesini kabul ettiği, ancak sürenin dolmasının ardından İsrail’in geniş çaplı saldırılar başlattığı belirtiliyor.

Trump başlangıçta bunu 'tek taraflı bir saldırı' olarak nitelendirerek sürece dahil olmadı. Ancak İsrail saldırılarının etkili olması üzerine ABD bombardıman uçakları ve sığınak delici mühimmatlar operasyona dahil edildi. Trump daha sonra İran’ın nükleer programının 'tamamen yok edildiğini' söyledi.

Mevcut savaşın da benzer bir süreçten geçtiği ve aynı sorunun yeniden gündeme geldiği belirtiliyor: Netanyahu mu Trump’ın fikrini değiştirdi, yoksa Trump zaten bu noktaya kendi başına mı geldi?

NETANYAHU'NUN TRUMP'TAN SALDIRI İSTEĞİ

Sonbahar ve kış boyunca Trump kamuoyuna açık şekilde İran ile müzakere edilmiş bir çözümü tercih ettiğini söyledi. Ancak Netanyahu’nun bu süreçte hem Mar-a-Lago’ya hem de Beyaz Saray’a ziyaretler gerçekleştirerek askeri operasyon için baskı yaptığı ifade ediliyor.

Trump’ın ikinci başkanlık döneminde Netanyahu’nun yedinci ziyareti olan bu görüşmelerde İsrail liderinin İran’ın balistik füze programına yönelik saldırı isteğini açıkça dile getirdiği belirtiliyor.

Netanyahu’nun ABD’nin katılımı olmadan da saldırı düzenleyebileceğini söylediği ancak Trump’tan operasyon için onay istediği ifade ediliyor.

Savaş sonrası İran ve Orta Doğu'yu ne bekliyor? İşte 6 aşamalı senaryo
İsrail'den büyük kaçış! Binlerce kişi ülkeyi terk ediyor