Rapor tamam sıra yasada

Evrin Güvendik - TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu dün Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında, raporu oylamak üzere son toplantısını gerçekleştirdi. 50 komisyon üyesinin tam kadro hazır bulunduğu toplantıda rapor oy çokluğuyla kabul edildi. Rapor Meclis Başkanlığı’na sunulacak, ardından da raporda yer alan öneriler doğrultusunda sürecin hukuki altyapısı için yasal düzenlemeler hazırlanacak.
‘Tarihi bir dönem’
Kurtulmuş, açış konuşmasında “Bugün terör meselesinde tarihî bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte milli iradenin tecelligâhı olan Meclisimiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz biçimde üstlenmiştir” dedi. Komisyonun “toplumsal huzur ve sükunu zedeleyen terör eylemleri ve şiddet iklimini sona erdirme iradesini” rapor haline getirdiğini vurgulayan Kurtulmuş, bunun çatışma çözümleri konusunda uluslararası literatürde “Türkiye Modeli” olarak tanımlanacağına inandığını söyledi. Kurtulmuş, yeni anayasa çağrısında da bulundu.
Rapordaki önerileri
Raporda öne çıka tespit ve önerilerden bazıları şöyle:
■ Silahsız döneme geçenlerin topluma kazandırılması, adalet duygusunu zedelemeyen bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır. Eğitim, istihdam, psikososyal destek, yerel kalkınma programları ve sivil toplumla iş birliği bu sürecin ana hatlarını oluşturmaktadır.
Tutuksuz yargılama
■ AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mevcut mekanizmalar güçlendirilmeli; ayrıca etkili yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır. İnfaz mevzuatının AİHM ve AYM içtihatları ile tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında gözden geçirilerek infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir. Tutuksuz yargılamanınesas alınmasına özen gösterilmelidir.
Kayyum önerisi
■ Belediye başkanının kanunda yer alan sebeplerle görevden el çektirilmesi durumunda sadece belediye meclisi tarafından seçim yapılması hususunda mevzuatın düzenlenmesi önerilmektedir.
‘Türkiye mutabakatı’
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül: AK Parti olarak bu topraklarda yaşayan herkesin eşit, birinci sınıf vatandaş olduğu vurgusu ve yaklaşımı bizim en temel yaklaşımımızdır. Ortaya çıkan rapor ve bu çaba bir Türkiye mutabakatıdır, bir Türkiye uzlaşısıdır.
‘Lafta kalmamalı’
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir: Bugünden sonra asıl soru şudur: Bu rapor yaşama geçecek midir? Bugüne kadar sadece sözde kalan demokrasi, toplumsal barış, hukuk devleti, adalet, anayasa, AİHM kararları artık yaşama geçecek midir? Bu rapor, lafta ve rafta kalmamalıdır.
‘Af mahiyetinde değil’
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay: Bu çalışma af mahiyetinde değildir. Bu rapor uluslararası literatürde “Türkiye modeli” olarak anılacak yerli ve millî bir çözüm iradesinin belgesidir. Bir taviz süreci değildir.
DEM’in itirazları
DEM Parti “kabul” oyu kullansa da itirazlarını ve şerhini toplantıda dile getirdi. İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, “Terörsüz Türkiye”yerine “Barış ve Demokratik Toplum” ifadesinin kullanılmasıgerektiğini söyledi. DEM Parti, Kürt meselesinin terör kavramı üzerinden tanımlanamayacağını savundu.Partilerin şerhleriraporun ekinde yer alacak.
‘Ayrı bölge değil, yerel demokrasi’
İmralı Heyeti’nin16 Şubat’taPKK elebaşı Abdullah Öcalan’la yaptığı görüşmeye ilişkin açıklamasına göreÖcalan, özetle şunları söyledi: “Demokratik cumhuriyete entegrasyon Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli. Demokratik bütünleşmenin ruhuna uygun olan, bir yerel demokrasinin varlığı. Bir kent ya da köy olabilir, bunların kendilerini özgürce ifade etme ve kendilerini yönetme hakkı olmalıdır. Ayrı devlet, bölge demiyorum.”
6.5 ayda 88 saatlik mesai
İlk toplantısını 5 Ağustos 2025’te yapan komisyon dün 21. toplantı ile çalışmalarını noktaladı. Dört kez kapalı toplantı yapıldı. Bu toplantılarda İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile MİT Başkanı dinlendi. Komisyondan AK Parti, MHP ve DEM Partili üç üye 24 Kasım 2025’te Abdullah Öcalan’la görüştü.
Toplam 88 saat mesai harcayan komisyonun çalışmaları kapsamında 4 bin 199 sayfa tutanak tutuldu.
47 oyla kabul edildi
50 üyeli komisyonda rapor AK Parti, CHP, DEM Parti, MHP, Yeni Yol, HÜDA Par, DSP’den 47milletvekilinin oylarıyla kabul edildi. TİP ve EMEP’li iki üye “ret” oyu verdi. CHP’li Türkan Elçi ise çekimser kaldı. Elçi, çekimser kalmasının gerekçesini “Raporda faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması adına bir şey yok. Bu konu görmezden gelinmiş” ifadeleriyle açıkladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’le de konuyu görüştüğünü belirten Elçi, “O da beni anlayışla karşıladı” dedi.
UZMANLAR, MİLLİYET’E DEĞERLENDİRDİ:
‘Suriye, süreci hızlandırdı’
Doç. Dr. Vahap Coşkun: Suriye sahası çok hareketli olduğu için geçen ay ciddi bir duraklama yaşandı. Orada tablo netleşince, SDG’nin entegrasyon süreci başlayınca,süreç hızlandı. Partiler, gruplar, yol haritası üzerinden anlaştığına göre, hem Meclis’te kabulü hem kamuoyuna anlatılmasında ortaklaşması beklenir. Komisyon üzerine düşeni yaptı, bir an önce Meclis’ten geçmesi gerekiyor. Toplumçatışmadan yorulmuştu, bir de süreç yorgunu haline getirmemek lazım.
‘Dünyada örneği yok’
Yazar İlhami Işık: Rapor biraz gecikti,Suriye’de olup bitenlerden sonra çıkması anlamlı oldu, neyin nerde duracağı görünür hale geldi. Komisyon Kürt meselesinin çözümüne yönelik değil, şiddetin sonuçlandırılmasına yönelik bir komisyondu. Çok uzatmamak gerekiyor, iradenin toplumsallaşması lazım. Dünya örneklerinde bunun gibisi yok. Bir ilkin başarılması adına sürecin uzamaması gerekiyor.
‘Büyük bir konsensüs’
Kürt Çalışmaları Merkezi Direktörü Reha Ruhavioğlu: Rapor ayağında işler yavaştan alınıyordu, Suriye’de birtakım dengeler yerine oturmadığı için. Halep’te başlayıp 30 Ocak’ta anlaşmayla neticelenen süreç ile Türkiye lehine sonuçlar üretildi. Türkiye’nin önündeki tıkaç kaldırıldı. Oy birliği olup olmadığına takılmaktansa bu kadar büyük bir konsensüsleçıkmasına bakılmalı. Meclis’te bu kadar geniş bir konsensüslebir şey kabul edilmesi nadirdir, İsrail kınandığında çıkabiliyordu... Kırmızı çizgilerin geri çekildiği, asgari müştereklerin merkeze alındığı çok kıymetli adım. / HANDE ATILGAN
