Yüz binlerce eser dijital kimliğe kavuştu

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, tarihi eserlerin korunması ve sahteciliğin önlenmesi amacıyla Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğiyle 2023 yılında başlattığı “Tarihî Eserlerin Güvenliği İçin Kimliklendirme Projesi” sürdürülüyor.
Bakanlık envanterinde bulunan 600.000’den fazla eser; özel üretilen, kopyalanamayan, laboratuvar ortamında yeniden üretilemeyen ve eserlere zarar vermeyen kimyasal işaretleme yöntemiyle güvence altına alındı. Müze teşhir ve depo alanlarındaki eserlerin tamamına yakınının kimliklendirilmesiyle birlikte sahtecilikle mücadelede önemli bir eşik aşıldı.
Yapay zekâ algoritmalarıyla oluşturulmuş DNA benzeri izler içeren ve gözle görülemeyen bu teknoloji, eser güvenliğini en üst seviyeye taşırken; sistemin sunduğu yüksek doğrulama kabiliyeti sayesinde eserlerin takibi daha etkin hale getirildi.
Öte yandan, yapay zekâ destekli TraceArt sistemi ile Türkiye kökenli kültür varlıkları küresel ölçekte izleniyor. Satış platformları, açık artırmalar ve sosyal medya üzerinden yapılan taramalarla şüpheli eserler tespit edilerek incelemeye alınıyor.
DİJİTAL ENVANTERDE YENİ DÖNEM: MUES
Müzecilik Ulusal Envanter Sistemi (MUES) ile müzecilik alanında kapsamlı bir dijital dönüşüm sağlanıyor. Türkiye genelindeki müzelerde bulunan kültür varlıklarının envanter bilgilerinin merkezi bir veri tabanında tutulmasını sağlayan sistem sayesinde, eserlerin tüm bilgileri tek çatı altında toplanarak dijital ortamda kayıt altına alınıyor. Böylece süreçler daha hızlı, şeffaf ve izlenebilir hale geliyor.MUES bünyesinde yer alan Komisyon Modülü ile kültür varlıklarının müzelere kazandırılması ve değer tespit süreçleri uçtan uca dijital ortamda yürütülürken, Özel Müzeler ve Koleksiyonerler Modülü ile özel koleksiyonlar da ulusal envantere entegre ediliyor.
KÜLTÜREL MİRAS TEKNOLOJİ İLE KORUNUYOR
Bakan Ersoy, dijital kimliklendirme uygulaması ve MUES sisteminin Türkiye’nin kültürel mirasının korunmasında teknolojik kapasiteyi güçlendirdiğini vurgulayarak, “Bu uygulamalarla birlikte müzelerimizdeki eserlerin güvenliği en üst seviyeye çıkarılırken, sahtecilikle mücadelede de önemli bir mesafe kat edilmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.
