Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail en ciddi tehditlerden biridir

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Ankara’da ortak basın toplantısı düzenledi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın sözleri şu şekilde:
Türkiye ile Suriye’nin refah seviyesini birbirinden ayrı görmek mümkün değil. Aramızda sadece 900 küsur kilometrelik bir sınır değil, ortak tarih ve ortak bir gelecek var.
Şam, Halep ve Hama daha güvenli ve zengin olduğunda bizler bunu Gaziantep, Mersin ve İstanbul’da hemen hissediyoruz. Suriye’nin herhangi bir köşesinde vuku bulan istikrarı bozan faaliyetler, Türkiye için tehdit teşkil etmektedir.
Bu anlamda savunma ve güvenlik alanında iş birliğini geliştireceğiz.
Suriye ile devam eden entegrasyon sürecinin nihayete erdirilmesi önem ve önceliğini korumaktadır. Tüm silahlı unsurların ve sözde yapılanmaların merkezi ve ulusal bir yapıda birleştirilmesi, Suriye’nin birliği bakımından zaruridir.
Suriye ile ekonomik ilişkilerimizi de geliştirmekteyiz. Gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması, sınır kapasitelerinin artırılması ve ulaştırma altyapısının birbiriyle uyumlu hale gelmesi önceliklerimiz arasındadır.
Kamu kurumlarımız ve özel sektörümüz, Suriye'nin yeniden imarına ve enerji altyapısının geliştirilmesine katkı sağlamak için çalışmaktadır.
Bölgesel projeler de bu hususta önemli rol oynamaktadır. Bu kapsamda, Türkiye-Ürdün-Suudi Arabistan-Suriye arasında başlatılan karayolu ve demiryolu projesi de bu açıdan son derece önemlidir.
Bu stratejik girişimin en kısa zamanda hayata geçmesi için çalışmalara başladık.
Şam’da Türk okulu açılmasına ilişkin izin süreçlerini tamamladılar. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Türkiye-Suriye Ortak Üniversitesinin açılması için de çalışmalar hızlandı. Sağlık sektörü, Suriye ile en çok çalışma yürüttüğümüz alanlardan biridir.
Aynı zamanda Suriye’nin küresel finans sistemine entegrasyonuna da katkı sağlamaya çalışıyoruz. Suriye Merkez Bankasının, Merkez Bankamız nezdinde Türk lirası hesabı açmasına imkan tanınması çok önemli bir adım teşkil etmiştir.
'İSRAİL EN BÜYÜK TEHDİTLERDEN BİRİDİR'
İsrail’in Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırıları en büyük tehditlerden biridir.
Uluslararası toplum, İsrail’in işgal zihniyeti karşısında tepkisini daha güçlü ortaya koymalıdır.
1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na riayet edilmesi ve Suriye’nin egemenliğine saygı gösterilmesi için gerekli baskı yapılmalıdır.
'NETANYAHU BARIŞ İSTEMEDİĞİNİ ORTAYA KOYDU'
Lübnan’daki durumu da kapsamlı şekilde ele aldık. İsrail’in barış planına rağmen saldırılarını sürdürmesi, Netanyahu’nun barış istemediğini ortaya koymuştur.
İsrail hükümeti, barış çabalarını sabote etmeyi sürdürmeyi ve Filistinlileri Gazze’den koparmayı hedeflemektedir. Bu hedef değişmelidir. Gazze’yi Filistinsiz bir yer hâline getirmeye çalışmaktadırlar.
Gelinen noktada Gazze’de ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, barış sürecinin ikinci aşamasına geçilmesi ve yeniden imar sürecinin başlatılması dışında bir seçenek yoktur.
'HÜRMÜZ'ÜN AÇILMASINI ÜMİT EDİYORUZ'
Bugünkü toplantımızda ayrıca bölgesel konuları da tabii ki ele alma imkanımız oldu. Amerika ile İran arasında müzakerelere geri dönülebileceğine ilişkin açıklamalardan tabii ki memnuniyet duyuyoruz. Bir an önce ateşkesin yeniden sağlanmasını ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ümit ediyoruz, bu konudaki katkılarımızla da devam edeceğiz.
'İSRAİL TERÖR EYLEMLERİNİ YOĞUNLAŞTIRIYOR'
İsrail’in Batı Şeria ve Kudüs’te de terör eylemlerini yoğunlaştırdığını görmekteyiz. Kudüs’te Müslümanlara ait kutsal mekanların tarihi statüsüne yönelik ihlallere karşı güçlü tepkimizi ilettik.
'ÜRDÜN'E DESTEĞİMİZİ VURGULADIK'
Dün Amman'da bildiğiniz gibi önemli bir toplantı gerçekleştirdik. Burada İslam dünyasından 20'ye yakın ülkenin katılımıyla İsrail'in Mescid-i Aksa'yı hedef alan mütecaviz eylemlerine karşı kolektif olarak alınabilecek tedbirleri görüştük. Aynı zamanda Kudüs'te Müslümanlara ait kutsal mekanların tarihi statükosunun ihlal edilmesine yönelik güçlü tepkimizi gösterdik ve bu mekanların yasal hamisi konumundaki Ürdün'e desteğimizi vurguladık.
Diğer taraftan bölgemizin içinde bulunduğu sınamalardan biri de Lübnan'dır. İsrail'in saldırgan ve yayılmacı emellerini tatbik ettiği Lübnan'da binlerce masum katledilmiş, bir milyonu aşkın sivil yerlerinden, evlerinden olmuştur.
Bölgemizin huzuru için Lübnan'daki güvenlik ve istikrar ortamının tesisi kritik önem taşımaktadır. Bu kapsamda Lübnan ve Suriye ilişkilerinin normalleşmesi ve iş birliği alanlarının değerlendirilmesi adına atılan adımları da memnuniyetle karşılıyoruz; kardeşimle bu konuyu da detayıyla konuştuk.
Yeni dönemde Suriye artık sorunların değil, çözümlerin kaynağı olan bir ülkeye dönüşmekte elhamdülillah. Bölgedeki kardeşlerimizle beraber tesis ettiğimiz iş birliği masalarında Suriye'nin de yer alması bizlere açıkçası gurur vermekte. Önümüzdeki dönemde de hem ikili ilişkilerimizi hem de bölgesel barış ve güvenliği daha ileri noktalara taşımak için birlikte çalışmaya kardeşimle beraber devam edeceğiz.
