Grönland krizinin gölgesinde Danimarka'dan erken seçim kararı! Tarih verildi

Danimarka’da Başbakan Mette Frederiksen, 24 Mart’ta parlamento seçimlerinin yapılacağını açıkladı. Kararın, ABD’nin Grönland üzerindeki baskısının arttığı bir dönemde gelmesi dikkat çekti.
TRUMP SÖYLEMLERİNE KARŞI TUTUMU DESTEĞİNİ ARTIRDI
Frederiksen, son aylarda ABD Başkanı Donald Trump’ın Arktik’teki ada üzerindeki ilgi ve ilhak söylemlerine karşı sert bir tutum sergilemiş, Avrupa liderlerini ortak tavır almaya çağırmıştı. Kamuoyu yoklamaları, başbakanın bu çıkışlarının ardından destek oranında artış yaşandığını gösteriyor. Artan yaşam maliyetleri ve sosyal hizmetler üzerindeki baskı nedeniyle gerileyen popülaritenin, dış politika ve egemenlik vurgusuyla toparlandığı belirtiliyor.
'BELİRLEYİCİ BİR SEÇİM OLACAK'
Frederiksen yaptığı açıklamada, “Bu belirleyici bir seçim olacak. Önümüzdeki dört yılda hem Danimarkalılar hem Avrupalılar olarak kendi ayaklarımız üzerinde durmamız gerekecek” ifadelerini kullandı. ABD ile ilişkilerin yeniden tanımlanması ve Avrupa’nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Frederiksen, Danimarka Krallığı’nı oluşturan Danimarka, Grönland ve Faroe Adaları’nın geleceğinin güvence altına alınmasının önemine işaret etti.
Grönland krizi, Frederiksen’in uluslararası görünürlüğünü de artırdı. Başbakan daha önce COVID-19 sürecindeki yönetimi ve Ukrayna’ya Avrupa desteğinin güçlendirilmesindeki rolüyle öne çıkmıştı.
'REFERANDUM NİTELİĞİNDE'
Siyasi analistlere göre bu seçim, dış politikadaki liderlik ile iç politikadaki ekonomik memnuniyetsizlik arasında bir referandum niteliği taşıyacak. Muhalefet, hükümeti artan hayat pahalılığı ve refah sistemindeki sorunlara yeterince odaklanmamakla eleştiriyor.
Mevcut hükümet, Frederiksen’in Sosyal Demokratları ile Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen liderliğindeki Liberal Parti ve Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen’in başında bulunduğu Ilımlılar’dan oluşan geniş tabanlı bir koalisyon tarafından yönetiliyor. 2022’de kriz hükümeti olarak kurulan koalisyonun, anketlere göre çoğunluğu kaybetme ihtimali bulunuyor.
24 Mart’taki oylama, Danimarka’nın hem iç siyasette hem de ABD ve Avrupa ile ilişkilerinde izleyeceği yön açısından kritik önem taşıyor.
