SON DAKİKA HABERLER: Dünyanın gözü Cenevre'de! İran-ABD müzakerelerine ara verildi: İlk açıklama geldi

ABD ve İran arasındaki dolaylı nükleer müzakerelerin üçüncü turu Cenevre'de başladı. İran medyasına göre kısa bir ara verilen görüşmeler, akşam saatlerinde tekrar başlayacak.
'MÜZAKERECİLER YENİ FİKİRLERE AÇIK'
Umman Haber Ajansı'na göre Bakan Al-Busaidi görüşmede, ABD heyetine İran tarafının bakış açılarını ve önerilerini iletti. Görüşmede, İran tarafının görüş ve önerilerinin yanı sıra ABD müzakere ekibinin İran'ın nükleer programının temel unsurlarına ve bu konuda anlaşmaya ulaşmak için gerekli garantilere ilişkin yanıtları ve sorularının ele alındığı belirtildi.
Al-Busaidi ise açıklamasında, "Müzakereciler, yeni fikir ve çözümlere eşi görülmemiş bir açıklık göstererek, ilerleme için destekleyici bir ortamda sürdürülebilir güvenceler içeren adil bir anlaşmaya varılmasını sağlamak amacıyla titiz ve yapıcı bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor" ifadelerini kullandı.
'72 SAAT İÇİNDE SALDIRI OLABİLİR'
İsrail kaynakları ise i24NEWS ile yaptıkları görüşmede, ABD-İran görüşmelerindeki boşlukların önemli ölçüde daralmaması durumunda, 'Trump'ın saldırı emri vermekten başka seçeneği kalmayacağını' değerlendirdi; aynı kaynaklar Hizbullah'ın ise 72 saat içinde olası bir saldırı beklediğini aktardı.
'İLK SALDIRIYI YAPACAKLAR'
Öte yandanABD merkezli haber sitesi Politico’dan dikkat çeken bir iddia geldi.Politico’nun adını gizli tutan 2 hükümet kaynağına dayandırdığı habere göre; ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanlarının, İran’a ilk saldırıyı İsrail’in yapmasından yana olduğu bildirildi. İran’ı misillemeye sevk edecek bir İsrail saldırısının mantıklı görüldüğü ve bunun muhtemel bir Amerikan askeri harekatı için ABD kamuoyunda destek oluşturmaya yardımcı olacağı aktarıldı.

'İRAN'I MİSİLLEME İÇİN HAREKETE GEÇİRECEK'
Bir kaynağın, "Yönetim içinde ve çevresinde, İsrail'in önce tek başına harekete geçmesinin ve İran'ın bize karşı misilleme yaparak, bize harekete geçmek için daha fazla neden vermesinin siyasi açıdan çok daha iyi olacağı düşüncesi hakim" görüşlerine yer verildi.
'SALDIRI ARTIK KESİN'
Kaynakların her ikisinin de İran’a karşı ortak bir ABD-İsrail operasyonunu muhtemel gördüğü aktarılan haberde, Trump'a en yakın kişilerin İran’a saldırıya kesin gözüyle baktığı ifade edildi.

'AMERİKA'NIN KAYIPLARININ OLMA İHTİMALİ YÜKSEK'
Muhtemel bir harekatın kapsamının belirsiz olduğunu ve potansiyel risklerin göz önüne alındığını vurgulayan kaynaklar, ABD’nin askeri kapasitesinin büyük bölümünü İran saldırısı için kullanmasının, Çin'i Tayvan'ı işgal etme konusunda cesaretlendirebileceğine dikkat çekti.
Kaynaklardan birinin "Eğer rejim değişikliği hedefleyen bir saldırıdan bahsediyorsak, İran'ın elindeki her şeyle misilleme yapması çok muhtemel. Bölgede çok sayıda varlığımız var ve bunların her biri potansiyel bir hedef. Ayrıca ‘Demir Kubbe’ koruması altında değiller. Bu nedenle Amerika’nın kayıplarının olma ihtimali yüksek. Ve bu da çok fazla siyasi risk içeriyor" dediği aktarıldı.
'NE YAPACAĞINI YALNIZCA TRUMP BİLİR'
Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly, konuyla ilgili yorum talebi üzerine, "Medya başkanın düşünceleri hakkında spekülasyon yapmayı sürdürse de, Başkan Trump'ın ne yapıp ne yapmayacağını yalnızca kendisi bilir" açıklamasında bulundu. Washington'daki İsrail Büyükelçiliği ise konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.
CENEVRE'DE KRİTİK EŞİK
İran basını, görüşmelerin Umman'ın Cenevre Büyükelçiliği'nde Umman Dışişleri Bakanı Seyyid Bedir bin Hamad el-Busaidi'nin arabuluculuğunda taraflar arasında karşılıklı mesaj alışverişi şeklinde gerçekleştirileceğini aktardı. İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık ederken, ABD heyetinde ise Başkan Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner'in yer aldığı bildirildi. Üçüncü turda tarafların teknik başlıklarda somut adım atıp atamayacağının netleşeceği ve müzakerelerin geleceğini belirleyecek kritik bir eşik olduğu değerlendiriliyor.
'SÜRESİZ OLARAK YÜRÜRLÜKTE KALSIN'
Öte yandan dünyanın Axios haber sitesinin ABD'li bir yetkiliye ve konuya aşina iki kaynağa dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi, İran ile yapılacak herhangi bir nükleer anlaşmanın "süresiz olarak" yürürlükte kalmasını talep ediyor.
Kaynaklar, Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un özel bir toplantıda İran'a, önemli nükleer kısıtlamaların son bulacağı bir tarihin yer almadığı bir sözleşme imzalatma düşüncesini dile getirdiğini öne sürdü.
Habere göre Witkoff, ABD yaklaşımının, İran'ın nükleer üretmeme konusunda kalıcı taahhüde bağlı kalması gereğinden yola çıktığını ve bu durumun zamana dayalı kısıtlamaları fiilen dışladığını söyledi.
Trump, eski Başkan Barack Obama döneminde müzakere edilen ve İran'ın nükleer programına ilişkin sınırlamaları 8 ila 25 yıllık bir süre içinde kademeli olarak kaldıran hükümler içeren anlaşmayı eleştiriyordu.
ABD Başkanı ilk döneminde, Tahran yönetiminin nükleer programıyla ilgili sorumluluklarının bir zaman dilimiyle kısıtlanmasının, bu konuda verilen sözlerin kalıcı olmamasına yol açtığını gerekçe göstererek, Obama döneminde imza edilen anlaşmadan çekilmişti.
Axios'a göre,İranlılar nükleer anlaşma konusunda uzun zamandır beklenen taslak öneriyi sundu.
İRAN'A 'SERT' TALEPLER: URANYUM STOKUNUN TAMAMINI ABD'YE TESLİM EDİN
The Wall Street'in haberine göre, ABD’nin İran’ın nükleer programına ilişkin yürüttüğü müzakerelerde kritik bir aşamaya girildi. ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, İsviçre’nin Cenevre kentinde devam eden görüşmelerde İran’a yönelik sert taleplerini iletti.
ABD’li yetkililere göre Washington, İran’ın Fordow, Natanz ve İsfahan’daki üç ana nükleer tesisini tamamen sökmesini ve elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokunun tamamını ABD’ye teslim etmesini istiyor.
Ayrıca olası bir nükleer anlaşmanın süresiz olması ve önceki anlaşmalarda olduğu gibi belirli bir süre sonunda kısıtlamaların sona ermemesi gerektiği vurgulanıyor.
'DOĞRUDAN VE DOLAYLI TEMASLAR'
Axios’a göre üçüncü tur nükleer müzakereler iki formatta gerçekleştirildi: Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi’nin taraflar arasında mesaj ilettiği dolaylı temaslar ve ABD ile İran müzakerecileri arasında yapılan doğrudan görüşmeler.
NE OLMUŞTU?
İsrail ve ABD'nin Haziran 2025'te İran'a yönelik saldırılarıyla kesintiye uğrayan İran-ABD arasındaki nükleer müzakereler, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman'ın arabuluculuğunda yeniden canlandırılmıştı.
ABD'nin saldırı tehditleri ve devasa askeri yığınağı devam ederken taraflar, 6 Şubat'ta Umman'da dolaylı müzakereler için bir araya gelmiş ve temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varmıştı. Daha sonra görüşmeler 17 Şubat'taCenevre'de devam etmişti. Taraflar görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini bildirmiş ve daha sonraCenevre'de 26 Şubat'ta yeniden bir araya gelinmesi konusunda anlaşmıştı.
İran, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek sınırlamalar çerçevesinde sürdürme karşılığında yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD ise Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve elindeki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasını istiyor.
Müzakerelerde, zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokunun durumu ve yaptırımların kaldırılma takvimi ve doğrulama mekanizmaları ele alınıyor.
