NATO Zirvesi'ne Yeniçeri damgası! Prof. Dr. Erhan Afyoncu Beştepe'deki karşılamayı yorumladı: 'Reddedilen miras' tartışma bile olmadı

Ağustos 9, 2026 - 15:00
 0
NATO Zirvesi'ne Yeniçeri damgası! Prof. Dr. Erhan Afyoncu Beştepe'deki karşılamayı yorumladı: 'Reddedilen miras' tartışma bile olmadı

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara tarihi NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmış, liderlerin nasıl geleceği, ne giydiği, beden dili ve en önemlisi de Türkiye’de nasıl karşılandıkları merakla takip edilmişti. Ülkeler başka liderleri karşılarken bazı tören ya da protokoller uygulardı. Ancak her ülke köklü bir geçmişe, büyük bir mirasa sahip olacak kadar şanslı olamazdı. En azından Türkler gibi binlerce yıldır var olan bir milletin mirası bugün çok değerliydi. NATO Zirvesi’nde de bu köklü mirasa ve Türk varlığına yakışır bir karşılama töreni olmazsa olmazdı. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye ‘Dostum Erdoğan davet ettiği için geldim yoksa gelmezdim’ sözleri üzerine nasıl karşılanacağı burada neler söyleyeceği ve gelirken getireceğini söylediği sürprizi merak konusu olmuştu. ‘Air Force One’, Trump’ın Başkanlık uçağı Ankara’ya teker koyar koymaz en özel karşılamanın kendisi için hazırlandığı anlaşılmıştı. Diğer liderler bakanlar tarafından karşılanırken Trump, bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından karşılanmıştı. Bu kısa karşılamanın ardından gözler, birkaç saat içinde yapılacak olan ‘Beştepe Buluşması’na çevrilmişti. Çünkü asıl özel ve güzel tören burada yapılacaktı. Üstelik daha önce sadece 1 kez yapılmıştı. 16 Türk Devleti’ni temsilen bulunan asker ve bayraklar, modern bando, mehter takımı ve yeniçeriler… Prof. Dr. Erhan Afyoncu, NATO’nun şifrelerini Milliyet’e özel anlattı.


OSMANLI YENİÇERİLERİ SAHNEDE! ‘REDDEDİLEN MİRAS TARTIŞMA BİLE OLMADI’

NATO Zirvesi henüz geride kalmış olsa da etkileri uzun bir süre daha devam edecekti. Özellikle başkanların sözleri, ikili diyaloglar ve Ankara’nın zirve için yaptığı her hazırlık ve ince detay konuşulacaktı. Başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere, liderlerin mehter, yeniçeri ve 16 Türk Devleti’nin askerleriyle karşılanmış olması oldukça dikkat çekici bir mesaj içeriyordu. Prof. Dr. Erhan Afyoncu 16 Türk Devleti’ni temsilen ‘A tipi’ törenlerde bulunan askerler için, “16 Türk Devleti’yle karşılama eskiden beri vardı. Dünkü yenilik yeniçerilerdi. Çünkü 16 Türk Devleti’ni temsil eden askerler çok eski zamandan beri Cumhurbaşkanlığı misafirlerini karşılarken bekliyor. Orada bir modern bando vardı. Modern bandonun yanında bir de Mehter vardı. Yani bir tarihi bandomuz var. Bir de şimdiki kullandığımız bando var. İkisi bir aradaydı. Yani ikisinin birleştirilmesi açısından da önemliydi tören. Geçmişe saplanıp kalmamak lazım. Ancak geçmişi de inkâr etmemek ve ondan faydalanmak lazım” dedi. Ancak NATO Zirvesi’ndeki karşılama törenleri için ‘A+ tipi’ ifadesi kullanılmıştı. Yani bu klasik A tipi, devlet başkanlarını karşılarken kullanılandan daha farklıydı. Peki A+ tören neydi? Prof. Dr. Erhan Afyoncu yeniçerilerin de tüm ihtişamıyla boy gösterdiği töreni şöyle yorumladı:

Alıntı Metni


BABASINI TÜRKLER KURTARDI! MİÇOTAKİS: ‘TÜRKİYE ÜLKEMİ TEHDİT EDİYOR’

ABD Başkanı Donald Trump’ın sıklıkla yakınlığını ve dostluğunu dile getirdiği Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmede F-35 ve CAATSA ile ilgili sözleri dikkat çekmişti. Trump bu yaptırımların doğru olmadığını vurguluyor ve kendisinin de Türkiye’nin F-35’leri almasından yana olduğunu anlatıyordu. Peki ama bu sözlerin perde arkasında ne vardı? Bölgenin ve dünyanın karma karışık hale geldiği bu dönemde askeri anlamdaki her atılım büyük önem taşıyordu. Bu hem Türkiye hem de müttefikleri açısından kritikti. Prof. Dr. Erhan Afyoncu Trump’ın sözlerini ve ‘yanında getirdiği sürprizi’, “Her ülke kendi açısından bakıyor. Trump da şunu görüyor: Türkiye kuvvetli bir ülke ve dünyanın bu kaos ortamında kuvvetli ülkelerle müttefiklik yapmak daha doğru. Realiteyi seçiyor” diye yorumladı. Trump’ın dostane yaklaşımının yanında komşu ülke Yunanistan’ın her fırsatta hissettiğini iddia ettiği ‘Türkiye tehdidi’ için Yunan Başbakan Miçotakis ‘Ülkem Türkiye tarafından tehdit ediliyor’ demişti. Hâlbuki ikisi de NATO üyesi olan ülkeler birbirini tehdit etmez, korurdu. Peki Miçotakis 1967’de kendisi henüz 6 aylıkken Türkiye’ye sığınan babasına rağmen neden tehdit iddiasında bulunuyordu?


Prof. Dr. Erhan Afyoncu: “Yunanistan tarihte Türk karşıtlığı üzerine inşa edilmiş bir devlet olduğu için hala aynı yanlışı yapıyor. Çipras zamanında, Papandreou zamanında kısmi iki ülke arasında ilişkiler düzeldi ve Yunanistan daha az silaha para harcadı. 11 milyon nüfuslu bir ülke Türkiye Cumhuriyeti kadar uçak ve fırkateyn almaya çalışırsa bunun altından kalkamaz. Toplumunun refahını oraya aktarır. Şimdi biz 85 milyonuz. 16 Fırkateyn var. Onlar 11 milyon, 16 tane fırkateyn... Bir kere o fırkateynleri çalıştırmak mümkün değil, personel bulamıyorlar. O kadar fırkateyn 11 milyonluk bir ülke için fazla. Yani yük olarak fazla, ekonomik olarak fazla. Ama maalesef bazı başka ülkelerin Yunanistan'ı bu konuda ileri sürmesine aldanıyorlar ve yanlış yapıyorlar. Yani biz kimseyi tehdit etmiyoruz. Biz iyi komşuluk ilişkileri istiyoruz. Yunanistan'ı Türkiye niye tehdit etsin? 86 milyonluk güçlü bir ordusu olan, daha fazla silaha sahip olan, daha fazla savunma sanayi üreteniz. Bir tane drone üretmiyorlar. Böyle bir ülke ile Yunanistan'ın baş etme ihtimali yok. Ama Türkiye'nin de gidip Yunanistan'dan toprak alma, fethetme düşüncesi yok. Biz iyi ilişki istiyoruz. Biz diyoruz ki Ege Denizi'ndeki hak ve menfaatlerimizi ortak belirleyelim. Bunları çatışma haline getirmeyelim. İstiklal Savaşı sırasında Anadolu'yu işgale kalktınız. En kötü zamanımızdaydık, dibe vurmuştuk. Ordu çökmüş, hiçbir şey kalmamıştı. Ne oldu? Hiçbir şey yapamadınız. Şu anda mı yapacaksınız yani? Onun için biz iyi komşuluk istiyoruz ama maalesef Miçotakis babası Türkler tarafından kurtarılmış olmasına rağmen Türkiye'ye karşı politikası son derece yanlış. Çok üzücü.”

Alıntı Metni


‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ KİMSENİN İSTEĞİNE GÖRE KARAR VERMEZ’

NATO Zirvesi’nde ve öncesinde de yaptığı bazı konuşmalarda Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan için söylediği sözlerde ‘Ben istediğim için savaşa girmediler’ ifadelerini kullanan Trump tarihi zirvede de kameralar karşısında benzer cümleler söylemişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dostluğunu sık sık dile getirse de bu cümleler ‘sanki kararı Türkiye yerine ABD veriyor gibi’ algılanacak cinstendi. Oysa Türkiye süreçte söz sahibi olmuş ve el uzattığı pek çok noktada barışı getiren, arabulucu bir ülke olarak adından söz ettirmişti. İran ile olan savaşta da kendi egemenliğini ve güçlü varlığını ortaya koyan bir Türkiye olduğu kaçınılmaz bir gerçekti. Prof. Dr. Erhan Afyoncu, ABD Başkanı’nın İranlı yöneticiler için ‘çok kötü insanlar’ ifadesini ve Türkiye’nin güçlü, barış yanlısı ve egemen duruşunu anlatarak sözlerini noktaladı.

Alıntı Metni