ABD bunu hep yapıyor! 'Rejim değiştirme karnesi': Darbelerden işgallere gizli strateji

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr –1823'te ABD Başkanı James Monroe, Amerika kıtasındaki diğer güçlerin kıtada yaptığı müdahaleleri ABD güvenliğine tehdit olarak gören MonroeDoktrini'niyayınladı. Budoktrinile birlikteABD çıkarlarının risk altında olduğu durumlarda askeri müdahale fikri doğdu. 1800’lü yıllarda ABD sınırlarını genişletmek için 2 farklı askeri müdahale yaptı. 1840’lı yıllarda Meksika’dan Teksas alındı. 1890’lı yıllarda ise Hawaii Krallığı ABD’nin bir parçası oldu. İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından değişen güç dengelerinin ardından bir süper güce dönüşen ABD’nin bu politikası, Amerika kıtasını da aşarak dünya geneline yayıldı. Soğuk Savaş yıllarında çoğu zaman dolaylı desteklerle kendisine tehdit gördüğü hükümetlere müdahale eden ABD, kimi zaman da doğrudan askeri müdahalelerle bu politikasını sürdürdü. Bunun en net örnekleri ise Vietnam, Somali, Libya ve Irak gibi ülkelerde görüldü.
İRAN İLK KEZ HEDEF ALINMIYOR
ABD Başkanı Trump’ın son günlerdeki hedefleri arasında İran öne çıkıyor. Ancak ABD, İran’ı ilk kez hedef almıyor. Takvimler 1953 yılını gösterdiğinde, İran’a yapılan müdahale aslında günümüze gelen sürecin başlangıcı olarak kabul edilebilecek bir öneme sahip. Ağustos 1953'te, İran'ın demokratik olarak seçilmiş başbakanı MuhammedMusaddık, ABD ve İngiltere tarafından gizlice düzenlenen bir darbeyle devrildi. Bu müdahalenin sebebi,Musaddık’ınİngiltere kontrolündeki petrol tesislerini kamulaştırmasıydı.
MuhammedMusaddık
İngiltere ve ABD tarafından yapılan operasyonun ilk etabındaMusaddıkhükümetine yönelik bir dezenformasyon kampanyası yürütüldü. Dini liderlerin evlerine yönelik bombalı saldırıların faili olarakMusaddıkhükümetine yakın olan solcu gruplar gösterildi. ABD ve İngiltere, karmaşanın giderek arttığı İran’da ordu içindeki kendine yakın gördüğü yapıları ve sokak olaylarını körükleyen grupları destekledi.
ORTA VE GÜNEY AMERİKA’YA DEFALARCA MÜDAHALE ETTİ
ABD’nin Amerika kıtasında yaptığı son müdahale Venezuela’ya yönelik olsa da Washington’un ‘arka bahçesi’ olarak gördüğü bu bölgeye geçmişte yaptığı çok sayıda müdahale bulunuyor. Bunlar askeri müdahaleler veya siyasi operasyonlar olarak ayrılıyor. Bunlardan biri de Guatemala’ya yapıldı. 1944'te Guatemala'da ABD yanlısı diktatör JorgeUbico, demokratik bir ayaklanmayla devrildi. 1954 yılına gelindiğinde, BaşkanJacoboArbenz’inart arda yaptığı reformlar ABD’nin dikkatini çekmeye başladı. Reform dalgası, ABD’li şirketlerinin çıkarlarını tehdit etmeye başladığında Washington düğmeye bastı. ABD, kendine yakın bir bölgede sosyalist bir yönetimin varlığını kabul edemezdi. Haziran 1954'teArbenz, ABD destekli bir darbe sonucu devrildi ve sürgüne gönderildi. Yerine ABD müttefikigeneralCarlosCastilloArmasgeçti ve yabancı yatırımcılara sahip olduğu toprakları ve diğer imtiyazları geri verdi.
Amerika kıtasındaki ABD müdahaleleri Guatemala ile sınırlı kalmadı. 1964 yılında ABD’nin desteğiyle Brezilya’da toprak reformu yapanJoaoGoulartyönetimi, ordunun desteklenmesi sonucunda darbeyle devrildi. Darbenin ardından GeneralHumbertoCasteloBranco, 1985'e kadar Brezilya'yı yöneten askeri diktatörlerin ilki oldu. Bu dönemlerde ABD’nin de desteğiyle Brezilya ekonomisi 1970'lerin başlarında hızlı bir büyüme yaşadı. Ancak aynı zamanda yüzlerce siyasi muhalifin devlet eliyle öldürüldü ve tahminen 20 bin kişi işkenceye maruz kaldı. 2018'de gizliliği kaldırılan CIA belgelerinde, ABD’nin yaşananlardan haberdar olduğu ortaya çıktı.
Salvador Allende yönetimi askeri darbe ile devrilmişti
ABD’nin Güney Amerika’da yaptığı en akılda kalıcı müdahalelerden biri 1973 yılında Şili’de yaşandı. Şili Devlet Başkanı Salvador Allende, Kasım 1970'te iktidara geldi ve kısa süre sonra ABD holdinglerinin hakimiyetinde olan ülkenin bakır endüstrisini kamulaştırdı. Bu, ABD’nin Şili’ye müdahale etmesi için yeterli bir hamleydi. Allende’nin bu hamlesinin ardından CIA, ilk olarak ülke içindeki seçimlere etki etmek için milyonlarca dolar harcadı. 11 Eylül 1973'te Şili ordusunda görev alan CIA destekli subaylar Allende’ye karşı bir darbe girişiminde bulundu. Yaşanan olaylarda Allende’nin de içinde bulunduğu başkanlık sarayı bombalandı. Her şey sona erdiğinde Allende çatışmalar sırasında hayatını kaybetmiş ve onun yerine ülkenin başına Şili 16 yıl demir yumrukla yönetecek olan GeneralAugustoPinochetgeçmişti.
AFGANİSTAN VE IRAK İŞGALLERİ KAOS GETİRDİ
ABD’nin yakın tarihte yaptığı ve etkileri hâlâ hissedilmeye devam eden müdahalelerin başındaysa Afganistan ve Irak işgalleri geliyor. El Kaide terör örgütünün 11 Eylül 2001'de ABD'ye düzenlediği saldırıların ardından, Başkan George W. Bush, Afganistan'daki Taliban hükümetinden ülkedeki El Kaide kamplarını kapatmasını ve grubun lideri Usame bin Ladin'i ABD’ye iade etmesini talep etti. Taliban, 1979'dan itibaren Sovyetlerin Afganistan'ı işgaline karşı ABD tarafından silahlandırılmış bir gruptu ve Afganistan’da idareyi ele almış bir gruptu. Ancak ABD Başkanının talebi reddedilince ABD, Ekim 2001'de ülkeyi işgal etti. Afganistan’da 2002'den 2014'e kadar HamidKarzaibaşkanlığında geçici bir hükümet kuruldu ve ülkeye ABD ve NATO üyesi ülkelerin askerleri konuşlandı.
ABD askerlerinin Bağdat'takiFirdevsMeydanında bulunanSaddamHüseyin heykelini devirmesi Irak işgalinin sembollerinden biri oldu
ABD işgalinin ardından Taliban silahlı direnişe geçince Afganistan’daki durum daha da derinleşti ve karmaşık hale geldi. 2020 yılında ABD ile Taliban arasında barış anlaşması imzalandı ve ülkede bulunan yabancı askerler Afganistan’dan çekilmeye başladı. Yabancı güçlerin çekilmesinin ardından Taliban, ülke içinde kısa sürede tekrar hakimiyet sağladı ve halihazırda iktidarda bulunuyor. Afganistan’ın işgali, Afganlar olmak üzere çeşitli ülkelerin vatandaşları olan binlerce sivil ve askerin ölümüne sebep oldu.
