Kariyer yolculuğunda Kırık basamaklar

Kariyerin daha ilk basamakları kırık olduğunda yaşanan destek ve fırsat eşitsizliği, kadınların ilerleyen yıllarda liderlik pozisyonlarına ulaşma ihtimalini daha yolun başında sınırlıyor. Bu sorun “Broken Rung”, yani “Kırık Basamak” sorunu olarak da biliniyor.
Destek düşük
Rapora göre, 2025’te şirketlerin yalnızca yüzde 54’ü kadınların kariyer gelişimini yüksek öncelik olarak görüyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılık söylemi yaygınlığını korurken, bu konuda atılan somut adımların azlığı, özellikle kadın liderliğine yönelik programların geri çekilmesiyle daha görünür hale geliyor. Bu eğilim, 2026 ve sonrası için de yapısal bir risk alanına işaret ediyor. Kadınların erkeklere oranla daha az kariyer hedefi olduğu algısı ise verilerle örtüşmüyor. Kadınların yüzde 80’i terfi etmek istediğini belirtirken, erkeklerde bu oran yüzde 86. Ancak belirleyici fark motivasyonda değil, erişilen destek düzeyinde ortaya çıkıyor. Kadınlar erkeklerle aynı mentorluk ve yönetsel destek imkanlarına sahip olduğunda, terfi isteği arasındaki fark tamamen ortadan kalkıyor. Başka bir ifadeyle, sorun isteksizlik değil, sistematik destek eksikliğinden kaynaklanıyor. Giriş seviyesinde kadınların yalnızca yüzde 31’i üst düzey bir liderin desteğine sahipken, erkeklerde oran yüzde 45. Bu fark, kariyerin en başında kalıcı bir eşitsizliğin temelini oluşturuyor.
Sorun zirvede değil
İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, rapordaki bilgilerin kadınların iş hayatında karşılaştığı zorlukların geçici ya da bireysel olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirtiyor. Bal’a göre kariyerin ilk yıllarında yaşanan destek eksikliği, yalnızca terfi hızını değil, yıllar içinde liderlik deneyiminin sürdürülebilirliğini de doğrudan etkiliyor. “Kadınların kariyer yolculuğunda yaşanan kırılma, üst kademelerde aniden ortaya çıkmıyor. İlk basamakta verilen ya da verilmeyen destek, yıllar sonra liderlik masasında kimin oturduğunu belirliyor” diyen Bal, bu yapısal sorunun zamanla daha ağır bir tabloya dönüştüğüne dikkat çekiyor:
“Raporda kıdemli kadın liderlerin yüzde 70’inin son bir yılda sık sık tükenmişlik yaşadığı görülüyor. Özellikle dönüşüm dönemlerinde sorumluluk alan ve görev süresi kısa olan kadın liderlerde hem tükenmişlik hem de iş güvencesi kaygısı daha belirgin düzeyde. Ortaya çıkan sonuçlar, liderlikte dayanıklılığın bireysel bir güç meselesi olmadığını, kurumsal sistemler ve destek mekanizmalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. 2026, kadınların kariyer gelişimini yeniden sahiplenmeyen kurumlar için yetenek kaybı ve sürdürülebilirlik riskiyle yüzleşilecek bir eşik olacak.”
Ekonomik fırsatta da eşitlik yok
Dünya Bankası, kadınlara eşit ekonomik fırsatlar sağlamayı amaçlayan yasaların dünya genelinde ortalama olarak yalnızca yarı oranında uygulandığını ve kadınların yalnızca yüzde 4’ünün tam yasal eşitlik sağlayan ekonomilerde yaşadığını bildirdi.
Banka, kadınların ekonomik katılımının şiddetten korunma, çocuk bakımına erişim, girişimcilik, istihdam korumaları, varlık sahipliği ve emeklilik güvencesi dahil olmak üzere 10 temel alanda değerlendirildiği “Kadınlar, İş Dünyası ve Hukuk” raporunu yayımladı. Rapora göre, kadınlar için eşit ekonomik fırsatlar sağlamak amacıyla tasarlanan yasalar dünya genelinde ortalama olarak yalnızca yarı oranında uygulanıyor. Bu durum, kadınların büyüme ve refaha tam katkı sunmasını engelleyen bariyerlerin daha önce düşünülenden çok daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Yasalar tam olarak uygulansa bile kadınlar erkeklerin sahip olduğu yasal hakların ancak üçte ikisine yakınından yararlanabiliyor.
İstikrarlı çalışma zor
Dünya genelinde kadınların yalnızca yüzde 4’ü neredeyse tam yasal eşitlik sağlayan ekonomilerde yaşıyor. Bu durum, ekonomilerin büyüme ve istihdam yaratma potansiyeline tam olarak ulaşmasını engelliyor. Şiddetten korunma alanındaki eksiklikler de önemli bir zayıflık olarak öne çıkıyor ve bu durum kadınların istikrarlı şekilde çalışabilmesini zorlaştırıyor. Ayrıca kadınlar neredeyse tüm ekonomilerde erkeklerle aynı yasal koşullarda iş kurabiliyor olsa da, ekonomilerin yaklaşık yarısı krediye eşit erişimi teşvik ediyor. Bu da kadın girişimcileri finansmandan mahrum bırakıyor. Uygun fiyatlı ve güvenilir çocuk bakımı hizmetleri, ebeveynlerin, özellikle annelerin, çalışabilmesi ya da daha yüksek verimliliğe sahip işlere geçebilmesinde en güçlü belirleyicilerden biri olarak gösteriliyor. Buna rağmen, raporda incelenen 190 ekonominin yarısından azında ailelere mali veya vergi desteği sağlayan yasalar bulunuyor. Bu ekonomiler arasında ise uygun fiyatlı ve kaliteli çocuk bakım hizmetlerini desteklemek için gerekli politikaların yalnızca yüzde 30’unun yürürlükte olduğu görülüyor. Düşük gelirli ekonomilerde ise çocuk bakımına yönelik destek mekanizmalarının sadece yüzde 1’i yürürlükte bulunuyor.
