Oğuz Murat Aci davasında ilk duruşma görüldü

Ağustos 8, 2026 - 23:00
 0
Oğuz Murat Aci davasında ilk duruşma görüldü
Oğuz Murat Aci davasında ilk duruşma görüldü

İstanbul Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci’nin hayatını kaybettiği kazanın sorumlusu ve ABD'de tutuklu bulunan Timur Cihantimur'un yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada tutuklamaya yönelik yakalama emrinin devam etmesine karar verilirken, duruşma 11 Eylül'e ertelendi.

Eyüpsultan'da 1 Mart 2024'te 17 yaşında olan Timur Cihantimur seyir halindeyken yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan 3 adet ATV tipi araca çarpmış, kaza sonucu 29 yaşındaki Oğuz Murat Acı hayatını kaybetmişti.

 

Kazanın ardından anne Eylem Tok, aralarında baba Bülent Cihantimur’un da bulunduğu kişilerle iş birliği halinde oğlu Cihantimur'u yurt dışına çıkarmıştı. ARA KARAR AÇIKLANDI

Olaya ilişkin davanın davanın ilk duruşması görüldü.

 

Gaziosmanpaşa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, iade süreci henüz tamamlanmayan sanık Cihantimur katılamazken, müşteki baba Özer Aci, anne Pervin Aci ile tarafların avukatları hazır bulundu. 

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, müştekiler ve vekillerinin davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verdi.

 

Cihantimur hakkında düzenlenen tutuklamaya yönelik yakalama emrinin devamına hükmeden heyet, kazada yaralanan Süleyman Keçici ve Hasan Topal'ın tanık olarak dinlenmesini kararlaştırdı.

 

Heyet, Cihantimur'un iade sürecinin tamamlanmasının beklenmesine ve durumun Adalet Bakanlığı aracılığıyla sorulmasına karar vererek, duruşmayı 11 Eylül'e erteledi.


Duruşma 11 Eylül saat 14.00’e ertelenirken, tutuklamaya yönelik yakalama emrinin devam etmesine karar verildi.

 

DURUŞMADA TANIKLAR DİNLENDİ

 

Duruşmada tanık olarak dinlenen M.E.Y, Cihantimur ve arkadaşlarıyla Göktürk'teki sitede karşılaştıklarını ve onlardan kendilerini eve bırakmalarını istediklerini söyledi.

 

Buna karşılık onların arabayla turlamayı teklif ettiğini anlatan M.E.Y, şunları kaydetti:

 

"Kaza anını hatırlamaya çalıştım ama ben görmedim. Kıvrımlı bir yoldu. Timur'un kullandığı araba önde olduğu için bir süre gözden kaçırdım. Ayrıca Timur, biraz hızlı gidiyordu o yola göre. O anı hiç hatırlamıyorum. Timur viraj alırken bir fren sesi duydum. Sonra arabanın kaydığını ve yana düştüğünü hatırlıyorum. Daha sonrasında Timur'un bir araca çarptığını fark ettim. İlk başta kendi kendine kaza yaptığını sanmıştım. Kazadan sonra yol kenarına bakmaya inmiştim ancak Timur'un nerede olduğunu şu an hatırlamıyorum."

 

Aci ailesinin avukatının, "112'yi neden aramadınız?" sorusu üzerine M.E.Y, "İtfaiyeyi gördüğüm için arandığını düşündüm. Bildiğim kadarıyla itfaiye ve emniyet güçleri kazadan yarım saat, 35 dakika sonra gelmişti." cevabını verdi.

 

M.E.Y, "Eylem Tok'u gördünüz mü?" sorusunu ise "Hayır, görmedim." diye cevapladı.

 

 

"KENDİSİNİ 'YAVAŞ GİT' DİYE UYARDIĞIMI HATIRLIYORUM" 

 

Tanıklardan B.A, kazanın yapıldığı aracın içinde olduğunu belirtti.

 

Cihantimur'un kullandığı araçta dört kişi olduklarını ve turlamaya karar verdiklerini ifade eden B.A, "Kazanın olduğu yola girdik. Aracın hızı yüzden fazladır, hız sınırını geçmişti. Olay yerine geldiğimizde Timur virajı alamadı, direksiyonu sola kırdı. Su kanalına uçtuk. Arabanın kontağını kapattım. Araçtan indiğimde arabanın altında yaralı olduğunu gördüm. Yoldan yardım için birilerini durdurduk, devamında 112'yi aradılar. İtfaiye geldikten 15-20 dakika sonra biz gittik. Kendisini 'Yavaş git.' diye uyardığımı hatırlıyorum." diye konuştu.

 

Olay yerinden korsan taksiyle ayrıldıklarını söyleyen B.A, yaralıların telefonlarının alınıp alınmadığını görmediğini ifade etti.

 

Tanık A.A. ise benzinliğe uğradıktan sonra Bahçeköy yoluna bağlandıklarını, yoldayken telefonla ilgilendiğini, kafasını kaldırdığında ise Timur'un virajı alırken kamyona çarptığını zannettiğini belirterek, "Virajı alırken ATV araçlara çarptık. Yolun kenarında bulunan su birikintisinin akması için olan kısma uçtuk. Araçtan indik, arkamı döndüğümde yerde yüz üstü yatan bir şahsın olduğunu gördüm. Çevirmek için hareket ettirmeye ve onunla konuşmaya çalıştım. Sonrasında başka bir yaralının bizim arabanın altında olduğunu fark ettim." ifadelerini kullandı.

 

A.A, kaza sonrasında Oğuz Murat Aci'nin nerede olduğunu hatırlamadığını kaydederek, şunları söyledi:

 

"Kaçla gittiğini hatırlamıyorum ancak ibrede 100 kilometreyi gördüğümü hatırlıyorum. Kazanın olduğu viraj biraz keskindi. Biz virajı aldığımız sırada ATV araçları kör noktada kalmıştı. Timur virajı alırken direksiyonu kırmaya çalıştı, o esnada kaza yaşandı. Aracın sağ tarafı ATV araçlarına çarptı. 100 kilometreden daha fazla gitmiş olabilir. ATV'leri gördükten sonra hakimiyet kaybı oldu. ATV'lerin ışığını gördüğümü hatırlamıyorum. Kazadan sonra Timur, Adem diye birini aradı, telefondaki bu kişiye 'Hayatım bitti.' gibi bir şeyler söylüyordu. Timur'un yaralılara yardım edip etmediğini hatırlamıyorum."

 

Tanık K.A. da Cihantimur'un kazanın ardından annesi Eylem Tok'u aradığını, annenin yanında başka bir kadınla olay yerine geldiğini söyledi.

 

Kendisi, Cihantimur ve bir arkadaşının anne Tok'un aracıyla oradan ayrıldıklarını ifade eden K.A, "Timur, kazadan sonra yaralılara yardım etmeye çalıştı. ATV'ler bizim gittiğimiz şeridin sağ kenarındaydı. Sadece onların ışıkları vardı, başka uyarıcı bir şey yoktu. Sağda duran ATV'ler nedeniyle direksiyonu kırınca direksiyon hakimiyetini kaybetti Timur. Yani, ATV'lere çarpmamak için sola kırdı. Timur yaralılarla iletişim kurmaya çalışıyordu. Hepimiz şok halindeydik, ekipleri aramadık. Zaten çevreden yardıma gelen diğer kişilerden 112'nin arandığını duyduk." beyanında bulundu.

  "ARADAN 28 AY GEÇTİ"

Duruşma öncesi Gaziosmanpaşa Adliyesi önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan baba Özer Aci, sanığın cezalandırılmasını istediğini belirterek, "Aradan 28 ay geçti. Sabırla bekledim, sabrın sonu selametmiş. İnşallah selamete ereceğiz." dedi.

 

Şu anda Timur Cihantimur ile annesi Eylem Tok'un ABD'de tutuklu olduğunu dile getiren Aci, "Herhalde bu mahkemeye yetişmeyecek biraz daha tutuklu kalsınlar. Benim için sevindirici bir olay." diye konuştu.

 

Davasının arkasında olduğundan söz eden Aci, "Bu can bu bedenden çıkmadığı müddetçe davamı takip edeceğim. Karşı taraf iletişime geçmeye çalıştı. 28 aydır neredeydiniz? Niçin irtibata geçmediniz? Bugün mü acılı anne-baba olduğu aklınıza geldi? Benim rahmetli oğlumun arkadaşlarını satın aldığınızda davadan vazgeçirdiğinizde neredeydiniz? Gelinimi satın aldığınızda ben yok muydum? Torunumu 11 ay gibi bir zamandır hiç görmedim. Bu zaman zarfında neredeydiniz? Diye soruyorum kendilerine." açıklamasında bulundu. ANNE EYLEM TOK'UN DAVASI DA HAFTAYA

ABD'de süren iade işlemlerinin tamamlanması ve Türkiye'ye getirilmesi halinde anne Eylem Tok dahil 5 sanığın 13 Temmuz tarihinde İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlanacak. İSTENEN CEZALAR

Eylem Tok ve Bülent Cihantimur hakkında "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla hapis cezası talep ediliyor.

 

Timur Cihantimur hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan olay tarihinde 17 yaşında olduğu da dikkate alınarak 1 yıl 9 aydan 12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor. İADE SÜRECİ

Timur Cihantimur ve Tok hakkında ABD'de Türkiye'ye iade kararı verilmesinden sonra Eylem Tok’un avukatı iade sürecinin durdurulması için başvurmuş ve mahkeme, Tok'un Türkiye'ye iadesini geçici süreyle erteleme kararı almıştı. CEZAEVİNDEN MEKTUP YAZMIŞTI

Tok, cezaevinden yazdığı mektupta Aci ailesiyle sulh anlaşması yaparak helalleştiklerini ileri sürmüştü.

 

3 sayfalık mektubunda uzun süre sessiz kalmayı tercih ettiğini, ancak olayla ilgili eksik ve önyargılı yorumların artması nedeniyle konuşma ihtiyacı hissettiğini belirten Tok, oğlunun kötü biri olmadığını savunmuş, kaza anında bir anne olarak sağlıklı değerlendirme yapamadığını, içgüdüsel şekilde oğlunu koruma refleksiyle hareket ettiğini iddia etmişti.

 

Tok, ayrıca yasal varislerle de anlaştığını da mektubunda dile getirmişti.

 

"Bu olayda en büyük acının, hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ailesine ait olduğunu biliyorum. Bir anne olarak, onların yaşadığı acının tarifi olmadığını tüm kalbimle hissediyorum. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine sabır diliyorum." ifadelerini kullanan Tok, "Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim." açıklamasında bulunmuştu. ACİ AİLESİNDEN YANIT

Tok'un "Varislerle helalleştik" iddiasına baba Özer Aci de “Yasal varisler dediği 1,5 yaşındaki çocuk ve 1,5 yıllık evli eşi. Biz kan bağı varisleriyiz. Benimle bir anlaşma veya insani bir davranış olarak benimle bir irtibat geçmediler. Bu saatten sonra geçemezler de.” dedi. İDDİANAMEDEN AYRINTILAR

İddianamede, 1 Mart 2024'te şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un oğlu olan ve yaşı küçük olması nedeniyle cumhuriyet başsavcılığının 2024/56530 soruşturma numaralı dosyasında "hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan ayrı soruşturma yürütülen Timur Cihantimur'un, kullanımında olan araç ile trafik kazası yaptığı öne sürüldü.

 

Kaza sonucunda Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan'ın yaralandığı aktarıldı.

 

İddianamede, ifadeleri alınan bilgi sahiplerinin, olay günü Timur Cihantimur'un kullandığı araçla seyir halinde olduklarını, aracı hızlı kullandığını, kazanın ardından olay yerinden ayrıldıklarını, Timur'un sürekli telefonla konuştuğunu ve sonrasında yaşananları görmediklerini söyledikleri öne sürüldü.

 

Şüpheli Cihantimur'un öncelikle şoförü olan şüpheli Adem Kızıltepe ile irtibata geçtiği, sonrasında annesi Eylem Tok ile irtibat kurduğu iddia edilen iddianamede, şüpheli Tok'un kaza haberini aldığında yanında şüpheli Ayşe Ceren Saltoğlu'nun bulunduğu kaydedildi.

İddianamede, Tok'un eski eşi şüpheli Bülent Cihantimur'a haber verdiği, böylelikle şüphelilerin kaza gerçekleştikten sonra kazadan haberlerinin olduğu iddialar arasında yer aldı.

 

Şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun, Timur Cihantimur'un kaza yaptığını ve yurt dışına çıkacağını en başından itibaren bildikleri ileri sürülen iddianamede, ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, böylelikle suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladıkları öne sürüldü.